Kentin Geleceği Masaya Yatırıldı: Çanakkale Afetlere Karşı Ne Kadar Güvende?
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve Çanakkale Belediyesi, kentin geleceğini tehdit eden meteorolojik afetlere karşı güç birliği yaptı. “Meteorolojik Kökenli Afetler ve Çanakkale” panelinde paylaşılan veriler, kentin tek su kaynağı olan Atikhisar Barajı’ndan iklim krizinin kapımızdaki ayak seslerine kadar pek çok kritik konuyu gün yüzüne çıkardı. İşte Çanakkale’nin afet hafızası ve kenti bekleyen senaryoların detayları…
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), “Üniversite-Kent İş Birliği” vizyonu kapsamında şehrin kronikleşmiş sorunlarına bilimsel mercek tutmaya devam ediyor. 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü dolayısıyla Çanakkale Belediyesi Nikah Salonu’nda düzenlenen panelde, kentin afet direnci, su yönetimi ve iklim değişikliğiyle mücadelesi en yetkili isimler tarafından analiz edildi.
ÇANAKKALE’NİN GELECEĞİ İÇİN BİLİMSEL SEFERBERLİK
Geniş bir katılımla gerçekleşen panelde açılış konuşmasını yapan ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Cüneyt Erenoğlu, üniversitelerin sadece birer eğitim kurumu olmadığını, aynı zamanda bulundukları şehrin “stratejik akıl merkezi” görevini üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Erenoğlu, akademik birikimin yerel yönetimlerle paylaşılarak sahaya indirilmesinin kentin afetlere karşı direncini artıracağını vurguladı. “İklim krizi artık uzak bir ihtimal değil, Çanakkale gibi stratejik bir kent için ertelenemez bir gerçekliktir” diyen Erenoğlu, üniversitenin tüm imkanlarının kentin hizmetinde olduğunu belirtti.
KÜRESEL ISINMA VE YEREL AFET TRENDLERİ
Panelin teknik oturumlarında Erdinç Uslan, dünya genelinde değişen meteorolojik trendlerin yerel ölçekteki izdüşümlerini paylaştı. Küresel ölçekte artan aşırı hava olaylarının, Çanakkale gibi kıyı kentlerinde fırtına, sel ve kuraklık olarak karşımıza çıktığını belirten Uslan, yerel yönetimlerin bu verilere dayalı “erken uyarı sistemleri” ve “altyapı güncellemeleri” üzerine yoğunlaşması gerektiğini kaydetti.
KENTİN AFET HAFIZASI: GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ÇANAKKALE
Prof. Dr. Emre Özelkan, Çanakkale’nin afet kronolojisi üzerine yaptığı sunumda, kentin doğasıyla barışık bir kalkınma modeline olan ihtiyacın altını çizdi. Geçmişte yaşanan afetlerin tesadüf olmadığını, veriler ışığında bir döngüye sahip olduğunu ifade eden Özelkan, Çanakkale’nin en büyük sigortasının orman varlığı ve mevcut su kaynaklarının korunması olduğunu söyledi. Orman alanlarındaki tahribatın, meteorolojik afetlerin etkisini çarpan etkisiyle artırdığına dikkat çekildi.
ATİKHİSAR BARAJI İÇİN ACİL DURUM SİNYALİ
Panelin belki de en çarpıcı sunumlarından biri Prof. Dr. Emin U. Ulugergerli tarafından gerçekleştirildi. Çanakkale’nin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan tek kaynak olan Atikhisar Barajı üzerindeki baskıya dikkat çeken Ulugergerli, kentin su güvenliğinin tek bir kaynağa bağlı olmasının büyük bir risk taşıdığını ifade etti. İklim krizine bağlı kuraklık riskine karşı “su kaynaklarının acil olarak çeşitlendirilmesi” gerektiğini belirten profesör, su yönetiminde modern tekniklerin ve alternatif su kaynaklarının (yağmur hasadı, yeraltı barajları vb.) hızla devreye alınması gerektiğini vurguladı.
ÜNİVERSİTE-KENT İŞ BİRLİĞİNDE YENİ DÖNEM
Belediye Afet İşleri Müdürü Kadri Faik Tetik’in moderatörlüğünde gerçekleşen tartışma bölümünde, kamu kurumları arasındaki koordinasyonun hayati önemi tescillendi. Çanakkale AFAD Müdürü Ahmet Ali Artun ve Çanakkale Meteoroloji Müdürü Erol Öztabak gibi isimlerin de katkı sunduğu panelde; afet yönetiminin sadece kriz anında değil, kriz öncesi hazırlık ve risk azaltma aşamasında bir “kent kültürü” haline getirilmesi gerektiği kararlaştırıldı.
ÇANAKKALE’NİN AFET DİRENCİ NASIL ARTACAK?
Panel sonunda ortaya çıkan ortak vizyona göre, Çanakkale’nin afetlere karşı daha dirençli bir kent haline gelmesi için şu adımlar stratejik öncelik taşıyor:
Bilimsel Veri Paylaşımı: Üniversitenin ürettiği verilerin belediye planlamalarına doğrudan entegre edilmesi.
Su Çeşitliliği: Atikhisar Barajı’na ek olarak kente yeni su kaynaklarının kazandırılması çalışmaları.
Farkındalık Çalışmaları: Halkın meteorolojik afetlere karşı bilinçlendirilmesi ve bireysel önlemlerin teşvik edilmesi.
Etkinlik, protokol üyeleri ve akademisyenlerin toplu fotoğraf çekimiyle sona ererken, bu panelin Çanakkale’nin gelecekteki “Afet Eylem Planı” için önemli bir altlık oluşturacağı kaydedildi.